CİNSEL HAKLAR BİLDİRGESİ

          (CİNSELLİKLE İLGİLİ OLAN İNSAN HAKLARI SUNUMUMUZDUR)

Dünya Cinsel Sağlık Örgütü (World Association for Sexual Health, WAS) isminde bir kuruluş mevcut. WAS (Dünya Cinsel Sağlık Birliği) genel kurulu 26 Ağustos 1999 tarihinde Hong Kong´da yapılan 14. Dünya Seksoloji Kongresi´de evrensel cinsel haklar deklarasyonunu kabul ve ilan etmiştir. Mart 2014’te WAS Danışma Konseyi tarafından revize edilmiş son hali onaylanmıştır.

Bu deklarasyona göre cinsel haklar sıralanmıştır. Mutlak doğru ya da en doğru anlamına gelmez. Revize edilmiştir tekrar da edilmesi gerekebilir.

Bu bildirgenin Yüce İslam Dini inancı ve ülkemiz insanının tarihi ve kültürel birikimleri, insana ve dünyaya bakışı açısından hekim olarak katıldığım yönleri dışında onaylamadığım yönleri hatta İslam Dininin verdiği insan hak ve özgürlüklere göre zayıf-eksik kalmış yönleri de var. Kırmızı düzenlemeler SÜCED tarafından hazırlanmış olup takdir milletimizindir.

 

1-Evrensel insan haklarına ve son bilimsel verilere dayandığını BEYAN EDER. Son bilimsel Araştırmalar  Batı cinsel yaşam modelinin çöküşünü kanıtlar verileri ortaya çıkarmıştır. Özellikle porno endüstrisinin hileleri, tehlikleri, insan tacirliği, seks sömürüsünü nörolog ve psikiyatristlerin çalışmaları ile ortaya konmuştur.

2-WAS, cinselliğin; insan yaşantısı boyunca, insan olmanın temel bir özelliği olduğunu; seks, erotizm, cinsel haz, cinsel yakınlaşma ve üremeyi içine aldığını TEYİD EDER. Eksik kalmıştır. Çünkü cinsellik ruh, beden, kalp, nefs uyumu ile yaşanır ise en tatmin edici niteliğe ve sağlıklı insanlar yetiştirmeye imkan tanır. Cinsellik haz ve üremeden ibaret değildir.

3-Cinsellik; biyolojik, psikolojik, sosyal, ekonomik, politik, kültürel, yasal, tarihsel, dinsel ve ruhsal faktörlerin birbirleriyle etkileşiminden etkilenir. Kesinlikle doğru. Bu nedenle ülkemize A.B. tarafından son 10 yıl içinde yapılan Batı cinselliği, ateist, kapitalist, sömürü cinselliği dayatmalarını da onaylamıyoruz.

4-WAS, cinselliğin bir haz ve sağlıklılık kaynağı olduğunu; diğer tüm başarılara ve cinsellikle ilişkili olarak fizyolojik, psikolojik, duygulanımsal, zihinsel ve sosyal sağlıklılık hali olduğunu TEYİD EDER. İslam inancında daha fazlası var. Cinsel birliktelik ibadet hükmünde değer bulup iki farklı ruhun tek vücud olup Yüce Yaratıcıya ulaşmaya vesile olması eşsiz bir güzelliktir.

5-Eşitlik hakkı ve ayrımcılığa maruz kalmama hakkı Irk, köken, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya farklı görüş, milli veya sosyal köken, ikamet yeri, mal edinimi, doğum, bedensel engellilik, yaş, uyruk, evlilik ve aile durumu, cinsel yönelim, cinsel kimlik ve cinsel kimliğin ifadesi, sağlık durumu, ekonomik ve sosyal konum ve diğer durumlar gibi hiçbir ayrım yapılmaksızın tüm insanlar cinsel haklardan faydalanma hakkına sahiptir.

Yönetim sistemimiz YENİ KUŞAK çocuklarımızın dünyada hızla yayılan cinsel kimlik karmaşası, Panseksüalizm akımı karşısında çok yönlü çalışmalar yapıp CİNSEL KİMLİĞİN GENETİK VE BİYOLOJİK KİMLİĞİN ASLINA UYGUN olarak gelişmesi yönünde toplumsal bilinç oluşturulmalıdır.  Medya aracılığı ile ailelerimize 3.cins hakkında bilgiler aktarılarak, okullarımızda tedbirler alınmalıdır.

6- Herkes, yaşam, özgürlük ve güvenlik hakkına sahiptir. Bu haklar cinsellikle bağlantılı olarak keyfi bir biçimde tehdit edilemez kısıtlanamaz. Bu nedenle de devlet kadınları, kız ve erkek çocuklarını sapık cinsel akımlardan, parafililerden korumakla mükelleftir. Sağlıklı neslin yetişmesi için işlenen cinsel suçları en ağır şekilde cezalandırmakla da yükümlüdür.

7- Cinsellik ve üreme sağlığıyla ilgili hizmet sağlamak ve hizmet almak da haktır.  Her türlü cinsellikle ilgili test, müdahale, tedavi, ameliyat veya araştırma öncesinde özgür ve bilgilendirilmiş onay alınmasını gerektirmektedir.

 8-Hiç kimseye işkence ve acımasızca, insanlık dışı ve aşağılayıcı davranışlar yapılamaz. Bunların içinde insan vücuduna ve bütünlüğüne zararlı tıp dışı uygulamalar baskıyla kısırlaştırma, zorla doğum kontrolü veya kürtaj yapılamaz. İslam toplumlarının bazılarında özellikle Afrika’da İslam’dan önce var olan geleneksel firavun sünnetinin hala Müslüman genç kızlara yapılıyor olması Müslümanlar adına çözülmemiş ciddi bir sağlık sorunudur. Teneke, cam parçaları ile kız çocuklarının vulvalarının oyulup atılması, kanama ve enfeksiyon ile yaşanan travmalar 21.yy da bile devam etmektedir.

9-Hiç kimseye cinsellikle ilgili  şiddet ve baskı uygulanamaz. Tecavüz, cinsel istismar, cinsel taciz, cinsel zorbalık, cinsel sömürü ve kölelik, cinsel sömürü amaçlı insan ticareti,pedofili bağımlıları için her yaştaki kız ve erkek çocukların kaçırılması, öldürülmesi tüm dünyada artış gösterirken devletimizin acilen tedbir almasını istemek en doğal hakkımızdır..

10- Herkesin, cinsel yaşantısıyla, cinselliğiyle ilgili ve kendi vücudu ve onamına dayalı cinsel ilişkileri ve uygulamaları yapma konusunda özel hayat hakkı vardır. Başkalarına zarar vermemesi ana prensiptir. Buna cinsellikle ilgili kişisel bilgilerde hasta mahremiyeti kapsamında olup, tanı ve tedavi süreçlerinde toplum sağlığını korumak adına çalışmalar yapar iken kişilerin onayının alınması ve bilgilendirilmesi de gereklidir.

11-Haz verici, tatminkâr ve güvenli cinsel deneyim sağlanması amacıyla, cinsel sağlık dâhil olmak üzere, ulaşılabilecek en yüksek sağlık standardına sahip olma hakkı, cinsellikle ilgili her türlü en üst seviyede sağlık ve refah hakkı vardır. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, üreme organlarına yönelik hızla artan kanserler hakkında toplumsal bilinç oluşturmak, gerekli tedbirleri almak, koruyucu hekimliği geliştirip, gençleri haz odaklı, porno odaklı güvensiz seksten korumakta Sağlık Bakanlığının ve hekimlerin görevidir.

 

12-Ergenlik döneminden itibaren gençlerimizin hızla eğitiminin tamamlaması ve reşit olmasının temin edilerek bilimsel olarak da ispatlanmış olan uzun soluklu tek partnerli evlilik bağı ile cinsel hazza ulaşmasının önü de açılmalıdır. Gençlerimizin cinsel arzularına saygı gösterip evlilik imkanları sunulmalıdır.

13- Herkesin, cinsellikle ilgili bilimsel olarak doğrulanmış ve kanıtlanmış ve anlaşılabilir bilimsel bilgiye ulaşabilme hakkı vardır. Bu tür bilimsel bilgiler keyfi olarak sansürlenmemeli, gizlenmemeli veya bilinçli olarak yanlış lanse edilmemelidir. Sadece batı cinselliği değil, uzak doğu cinsel felsefeleri, İslam dininin cinsel öğretileri, geçmiş tıbbi birikimler insanımızın hizmetine sunulmalıdır. Bilimsel diye nitelendirilen tüm bilgiler oluşturulurken  denek sayısı, labaratuar verileri  ve görüntü kayıtları toplanabiliyor mu?… Cinsellik zor bir saha. Kesin doğruları tam olarak ortaya konabilmiş değil. Batının cinsel verileri çok yeni. Kinsey raporu sahte ve bilinçli hazırlanmış. Bu rapora  bilimsel dinerek ülkemizde cinsel devrim yapıldığını da halkımızın görmesi gerekiyor.

14-  Herkesin, eğitim ve cinsellik eğitimi konusunda kapsamlı olarak bilgilendirilme hakkı vardır. Kapsamlı cinsel eğitim yaşa uygun, bilimsel olarak doğru ve kanıtlanmış, kültürle tutarlı ve insan haklarına, kadın ve erkek için haz dolu bir cinsel yaşantıya imkan veren formatta hazırlanmalıdır. Bu eğitimlerin içeriği ve kimler tarafından ne şekilde verileceği de ciddi mesuliyet isteyen çalışma konusudur. Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Aile Bakanlıkları etki altına alınarak kaş yapalım derken göz çıkaracak Batı tandanslı bir eğitim modeli asla kabul edilemez. Neslimizi koruyucu, cinsel kimliği geliştirici, çocuklarımızı güvensiz seksten uzaklaştırıcı ve evliliğe en donanımlı şekilde hazırlayıcı cinsel eğitim modelini sunmak sağduyulu hekimlerimizin vazifesidir. Kabarmış bir iştahla bekleyenlere asla fırsat verilmemelidir.

15-Evlilik hayatında kadın ve erkeğin cinsel uyumu, birbirlerinin hakkına riayet etmeleri, cinsel sorumluluklarından kaçınmayıp özveri ile eşinin cinsel hazza en güzel şekilde ulaşmasını temin etme gayretleri ibadet olarak değerlendirilir. Bu ibadet evlenecek gençlerimize en ayrıntılı şekilde öğretilmelidir.

16-Çocuk sahibi olup olmama, kaç çocuk yapacağına ve bu doğumlar arasındaki süreye karar verme ve buna yönelik gerekli bilgi ve imkâna sahip olmak herkesin, hakkıdır. Hamilelik, doğum kontrolü, doğurganlık, anne bebek sağlığı, infertilite tedavileri sağlık bakanlığı bünyesinde karşılanmaktadır.

Gebelik sonlandırma veya kürtaj halen ülkemizde 10 haftaya kadar hastanelerde devlet imkanı ile yapılmaktadır. İslam dini mensupları açısından tekrar hatırlatmak isterim ki anne sağlığını hayati olarak tehdit eden bir sebep olmadıkça ne ebeveynlerin ne de hekimlerin kişiyi kısırlaştırma ve oluşmuş bir gebeliği sonlandırma yetkisi yoktur. Allah-u Teala’nın yasakladığı en büyük 7 günahtan biriside cenine kast etmek yani kürtajdır. Gün ya da hafta tayin etmek akla ve ilme aykırı olup dokunmadığımız sürece ceninin hayatı devam edecektir. Devlet isteğe bağlı bu kürtajların parasını ödemek yerine tüm genç kızlarımıza HPV aşısını 18 yaşta rutin hale getirmiş olsa çok daha faydalı olacaktır. Seks işçiliği yüzünden erkeklerin yakalandığı HPV’ ye bakire olarak evlenen kızlarımızın yakalanması jinekolog olarak beni yaralamaktadır.

17-Herkesin, cinsellikle ilgili düşünce, fikir ve ifade özgürlüğü hakkı vardır. Herkesin, diğerlerinin haklarını da gözeterek kendi cinselliğini, örneğin görüntü, iletişim ve davranış yoluyla ifade etme hakkı vardır. Diğerlerinin hakları kısmı çok önemli. Çünkü uluorta sevişenler özgürlük kapsamına girmiyor. Çünkü çocukların beyin algılarını bozmaya, erken ergenliğe sokmaya, medya ile porno ile parafilik cinsel modelleri empoze etmeye hiçbir kurum ve kişinin hakkı yoktur. RTÜK, Kültür Bakanlığımız, Aile Bakanlığımız, Gençlik ve Spor Bakanlığımız, Anne ve çocuk dernekleri sorumluluklarını yerine getirmelidir.

 18-Cinsellik, cinsel sağlık ve cinsel haklarla ilgili olarak barışçıl bir şekilde organizasyon yapmak, iletişim kurmak, dernekleşmek, toplantı yapmak, gösteri ve protesto yapmak ve savunma yapmak hakkı vardır. Son yıllarda ülkemizde edepsizlik ve şirretlik, inançlara hakarette had safhaya varan gösteriler yapılmasının önüne geçilmelidir. Asla barışçıl da değil bu gösteriler. Aileye, İslam Dinine, hetereseksüel ilişkiye ve erkek cinsine hakarete varan pankartlarla yapılmış; toplumu sindirme hareketine dönüşmektedir. Önceki video ve görseller tüm platformlarda mevcut. 8 Mart, 4 Eylül erkeklere küfür, lezbiyenlik (sevicilik) günü değildir. Erkeklerle kadınların aşkla, imanla, gayretle, saygı ve hürmet ile buluştukları gün haline getirmek milletimizin vazifesidir. Bunu başarmak için 2019 milat olmalı. 28 Haziran da milli bir kutlama günümüz değildir.

19-Cinsel hakların ihlaline yönelik adaleti, kamu huzurunu sağlamak, çocuk ve gençleri korumak güvenlik ve adli yapının sorumluluğundadır. Ebeveynlerin korkuları giderilmelidir.

20-Yüce İslam Dini seks işçiliğine, çocuk tacirliğine, sadomazoşist eylemlere, porno endüstrisine, sübyancılık, hayvanlarla seks, livata, röntgencilik, sürtünmecilik, toplu seks, hemcinslerle seks yapılmasına, akraba ilişkilerine, nikah öncesi ya da nikahlı iken gayrimeşru olan tüm cinsel ilişkilere yasak koymuş, doyumlu cinsel birlikteliği kolaylaştırmıştır. Bugünkü cemiyet hayatımızdaki cinayetler, şiddet, taciz, kaos halkımızın İslam dinini terk etmesi sebebiyledir. Sınırsız cinsel özgürlüğün Batıyı ne hale getirdiğini batılı psikologlar itiraf ederken Türkiye Devleti ve milleti içinde bulunduğu hale bir dönüp bakmalıdır.

                                                                                          

Opr. Dr. Ünzile Girişgin

YASAL UYARI

Sitenin tüm tasarımı ve içeriği SÜCED Başkanı (Kadın Hastalıkları Doğum Uzmanı) Op. Dr. Ünzile GİRİŞGİN tarafından yapılmıştır. İzinsiz olarak bilgi veya resimler kullanılamaz